Şehrin içerisinde doğayı yaşamak fikri ile yola çıkmıştık ALOHA Evleri projesine başlarken... Projenin sahibi sevgili Gamze ve Metin Güngör; gürültülü, karmaşık, kuru ve stresli metropol yaşantısının içerisinde yemyeşil, sakin, huzurlu, medeni bir yaşam alanı yaratmak istiyordu.
Bahçelerinde sincaplar, güvercinler, kazlar ve hatta tavus kuşlarının yaşadığı, yetiştirilen domateslerin, salatalıkların, çeşit çeşit meyvelerin, her pazar sabahı dairelerin kapısına bırakılacağı cennetten bir köşeyi hayal ediyorlardı.
18.000 dönümlük bir araziye oturan sitede 15 adet dubleks olmak üzere toplam 65 daire bulunmaktaydı. Meyve ve çiçek bahçeleri ile bezenmiş arazinin içerisinde daire sahiplerinin kullanabileceği, konuklarını ağırlayabileceği, barbeküsü ve şöminesi olan müthiş bir Gazebo ve yaz günlerinde keyifle film seyredebileceğiniz açık hava sineması bile düşünülmüştü.
Her dairenin içerisine bahçe katında tasarlanmış olan spor ve eğlence merkezi, O² Club’a inen özel asansörler bile yerleştirilmişti… Yani, bornozunuzu ya da mayonuzu giyip, anında spor tesisine asansörle inebilmeniz mümkün olacaktı.
Kısacası müthiş projenin son derece keyifli olan dış düzenlemesinin iç mekanlara da yansıtılması gerekiyordu.
İç mimari projelendirmeyi yaparken çıkış noktamız, son derece modern hatlara sahip olan dış mimariyi içeriye de yansıtmak ve çevre düzenlemesindeki renkliliği ve itinayı olduğu gibi iç mahallere de taşımak olacaktı.
Tasarım aşamasında dikkat ettiğimiz en önemli ikinci konu ise yapılacak numune daire için seçilecek olan yapı malzemelerinin oldukça farklı beğenilere ve zevklere uyum gösterebilecek nitelikte olmalarıydı.
Bunun sonucu olarak, tüm dairelerin girişlerine, salon, mutfak ve ıslak hacimlerin zeminlerine 100x100 ebatlarında kırık beyaz tonlardaki granit seramikler döşedik.
Amacımız seramiklerin üzerinde dolaşan insanlarda, “suyun üzerinde yürüyormuş” hissi uyandırmaktı.
Odalarda ise daha sıcak bir konfor yaşatmak amaçlı İrokko parkeler kullandık. Duvar yüzeylerinde tercih etmiş olduğumuz tekstil tabanlı kağıtların renk ve dokularının seçimlerini de konsepte uygun olanlardan tercih ettik.
Cerasa, Val design ve Alf markalarından seçilen mutfak, banyo, vestiyer ve çamaşır dolaplarının kapaklarında da kullanılan renk, kırık beyaz tonlarda oldu.
Misura Emme imalatı olan soyunma dolaplarında, kullanıcının her türlü ihtiyacını karşılayabilmek amaçlı olarak, son derece detaylı bir projelendirme yapıldı. Uzun elbiseler ve kısa takımlar için ayrı, kazak, kot pantolon ve gömlekler için ayrı bölümler hazırlandı. Aksesuarlar ve iç çamaşırları için gerekli olan bol çekmeceli üniteler de unutulmadı.
Banyoların küvet ve duş bölümlerinin duvar ve zeminlerinde seçilen mozaiklerin markası ise Bizassa’ydı. Klozet ve küvetlerdeki iş ortağımız Duravit oldu. Vitrifiyelerde ise tercihimizi Grohe’den yana kullandık.
Sabit mobilyalarda (kapılar, süpürgelikler, dolaplar vs) kullandığımız “kırık beyaz” tonlardaki parlak lake boyanın, duvarlar için tercih ettiğimiz pastel renklerdeki kağıtlarla bütünleşmesini arzu ettik.
Mutfakta ve banyolarda, güncel çizgilerde minimalist ve iddiasız üniteler tasarladık… Hijyeni ve fonksiyonelliği ön planda tuttuk…
Oxygen Club’a gelince… Oxygen Club, Aloha Evleri sakinlerinin ortak kullanabileceği spor tesisi ve kafe olarak dizayn edildi.
Son derece güncel, dinamik, renkli, heyecan verici bir atmosfer yaratmaya çalıştık bu bölümde…
Saunasından solaryumuna, bilardosundan fitness ve yoga salonlarına, sinemasından renkli ve eğlenceli kafesine, masaj odasından kuaför salonuna ve kapalı bir yüzme havuzuna sahip olan, metrekare olarak küçük ama işlevsel olarak dev bir tesis tasarlamayı amaçladır.
Dilerim ki yaratmış olduğumuz atmosferlerin içerisinde yaşayacak olan Aloha sakinleri, tüm düşlerini bu mekanlar içerisinde gerçekleştirebilirler.
Editörün Seçimi
Çok anahtarlı projelerde, yaşam alanlarındaki fonksiyonel farklılıklarla beraber konut içi teknolojinin de getirdiği avantajları bir arada kullanarak büyük öl...devamı