Ekip / Team


Aziz SARIYER ve Derin SARIYER

 
"Aziz Sarıyer’ in tasarım, üretim ve hayat tecrübesi bakımından ekibe kattıkları tartışılamaz. Çünkü bizi atağa geçiren kişi o, ondan çok şey öğreniyoruz."
 
Derin SARIYER
 
* Aziz Sarıyer’in kurucusu olduğu Derin Design şu an 41 yaşında. Derin Sarıyer, Dilruba Sarıyer ve değerli bir ekiple çeşitli başarılara imza atmış Derin’in 41 yıllık bu uzun sürecinden bahseder misiniz?
 
Aziz SARIYER: Babam emekli olunca bir mobilya mağazası açtı. Talaşı ilk defa o yıllarda yuttum. Hafta sonları babamla birlikte mal aldığımız imalathaneleri geziyordum. Sonra Eczacılık Fakültesi’ ne girdim. Orada bir yıl okudum. O zamanlar Mimar Sinan Üniversitesi’ nde Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü yoktu, İç Mimarlık Bölümü’ ne girip bir galeri açmayı düşünüyordum. Ardından genç yaşta izdivaç yaptım. Artık çalışıp para kazanmam gerekiyordu. 1971 yılının Ocak ayında ilk Derin Showroom’ unu açtım. 1972 yılında Derin doğdu. Ben de mesleğimin yüksek eğitimini atölyemde ve galerimde yaptım.
 
Derin SARIYER: Derin, 1971 yılında kuruldu. Mobilya imalatı, ithalatı ve mağazacılıkla geçen uzun bir dönemden sonra 2000 yılında Derin Koleksiyonu’ nu ortaya çıkardık. O yıla kadar konumuzda edindiğimiz tecrübeleri bir araya getirdik ve kişisel bakış açılarımızı da bunların içine katarak birçok üründen oluşan bu çalışmalar bütününü oluşturduk. Aldığımız olumlu tepkiler neticesinde Derin Koleksiyonu’ nu uluslararası tasarım ve mobilya platformlarında sergileme yoluna gittik. Şu ana kadar dünyada birçok önemli fuara katıldık. Tasarımın yakından takip edildiği gelişmiş ülkeler bizi en önce benimseyen ülkeler oldu. Şimdi Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde Derin’in çalışmaları bulunuyor.
 
* Aziz Sarıyer’ e 2004 yılında 21. yy’ ın 100tasarımcısı ansiklopedisinde yer verildi.Dünyanın en iyi 100 tasarımcısından biriolan Aziz Sarıyer ile aynı ekipte çalışıyor olmanınekip üzerindeki etkileri nelerdir?
 
Derin SARIYER: Aziz Sarıyer’ in tasarım, üretim ve hayat tecrübesi bakımından ekibe kattıkları tartışılamaz. Çünkü bizi atağa geçiren kişi o, ondan çok şey öğreniyoruz.
 
* Aynı zamanda iki kuşağın birlikte çalıştığı bir aile şirketisiniz. Aile olarak aynı ekipte olmanın ekibe kattıkları hakkında neler söylemek istersiniz?
 
Derin SARIYER: Dünyanın önemli mobilya firmalarının genelde aile şirketleri olduğu ve bu çekirdek yapıdan genleşip büyüdükleri görülüyor. Mobilya tasarımı ve üretiminin nüvesinde artizan bir inovasyon tavrı bulunmasından dolayı, temelden gelen bir tecrübe ve devamlılık bu alanın önemli bir özelliği. Bizim avantajımız da Derin markasının köklerini böyle bir oluşumun üzerine yapılandırabilmemiz oldu. Bu durumun marka sürekliliğini koruyabilmek açısından da faydaları yadsınamaz.
 
* Uluslararası sergi ve projelerde adından söz ettirmiş olan Derin ekibi,Türk tasarım sektörünü ve bu sektördeki yerini nasıl değerlendiriyor?
 
Aziz SARIYER: Şu anda Türkiye, tekstilden sonra mobilya sektöründe Avrupa’ da ve dünyada söz sahibi olabilecek statüde bence. Markalaşmak ve üretim standartlarımızı yükseltmemiz gerekiyor bu noktadan sonra. Ağaç sorunumuzu da ayrıca çözmemiz gerekiyor. Yapılan son bildirilere göre; Türkiye bir orman ülkesi olmaktan çıkmış gözüküyor. Bizim öncelikli olarak kendi problemimizi, kendi adımıza çözmemiz gerekiyor. Açıkçası mobilya konusunda, Avrupa’ nın bugün geldiği yerin daha başındayız. Biz kendimizi Türkiye’ deki mobilya sektörünün içerisinde –sıra dışı ya da daha iyi olarak değerlendirmek yerine- toplumsal ihtiyaçlarına dönük altyapısını hazırlayıp bitirmiş bir sektör içerisinde, alternatif bir bakış açısı olarak görüyoruz.
 
Derin SARIYER: Biz kendi yaşadığımız yer olarak dünyayı görüyoruz. Bu açıdan ele alınca, Türkiye dünyadaki ülkelerden bir tanesi ve biz burada doğduk, büyüdük ve çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Türkiye bizim için diğer ülkelerden farklı değil; işimizi doğru yapmamızı sağlayan en önemli noktalardan biri de bu zaten. Pazar olarak Türkiye bizim için çok önde gelen bir ülke değil çünkü biz daha fazla yurtdışında ilgi görüyoruz. Ama buradan bakıldığında, Türk bir markanın uluslararası anlamda başarı elde etmesi de Türkiye’ nin çok hoşuna gidiyor. Bizim için de kendi yaşadığımız yerde takdir görmemiz çok önemli. Böyle bir ilişki aramızdaki; aslında bir paradoks. Biz istiyoruz ki Türkiye’ deki tasarım kültürü ve bakış açısı daha da ilerlesin; ilerliyor da. Bu konuda çok iyimserim. Uzun süre yaşanan dışa kapalı dönemin ardından son yıllarda konuşulur hale gelen tasarım çok hızlı gelişti. Türkiye’de tasarım adına oluşan hareketlilik, ilgi ve merak ciddi bir değişime işaret ediyor. Biz de bu sayede daha iyi anlaşılmaya başladık diye düşünüyoruz.
 
* Derin tasarımları olabildiğince sade ve farklı. Peki günümüzdekitasarımlar sizce ne tür özellikler taşıyor?
 
Aziz SARIYER: Bir tasarımcı olarak, tasarımı sanatla bağdaştırıyorum. Bu nedenle trendlerle çok ilgilenmiyorum. Ancak son dönemde mobilya tasarımlarında da bir karışıklık söz konusu. Yani hayattaki her şeyi karıştırarak tasarımlarınıza objelerinize sunmak mümkün. Geçtiğimiz yıllar sade, minimal yaklaşımlar mobilya tasarımlarında hissedilirken, arkasından Barok dönemi dediğimiz biraz daha süslemeli tasarımlar söz konusu oldu. Şimdi ise tasarımlarda klasik ve moderni yan yana kullanarak uygulamak bir trend olarak dikkat çekiyor.
 
Derin SARIYER: Artık tasarımla sanat arasında sınırlar iyice inceldi. Eskiden tasarım ve sanat aynı cümle içinde kullanılmazdı bile. Artık tasarımcılar özel üretim işler yapıyor. Neo Barok hatta etnik pop denen; birçok şeyin bir arada kullanıldığı, etnik unsurları evrensel boyutla birleştiren işler son noktasına gelmeye başladı. Daha evrensel, daha teknolojik yönler önem kazanıyor. Bugünün renklerindense, bugünün teknolojisi yaklaşımına doğru gidiliyor.
 
* Tasarım, sürekli üretimi ve inovatif bir bakış açısına sahip olmayı gerektiriyor. Çünkü sürekli bir değişim sözkonusu. Bu değişim sürecinde inovasyonu yaşatmak ve farklılaşmak ne kadar mümkün?  İnovatif ürünler, artık hangi ihtiyaçları karşılamaya yönelik olarak tasarlanıyor?
 
Derin SARIYER: Tasarımda en ön planda fonksiyon gelir. Fonksiyonu olan bir ürün tasarımdır. O noktadan daha ileri gittiğinizde ise durum sanata doğru kayıyor. Ama tasarım sadece bir fonksiyon da değildir. Biz bir masayı salt üzerine bardak koyabileceğimiz için sevmeyiz. Onunla duygusal bir bağlantıya da geçeriz. Bize hissettirdikleri de vardır. Formuyla, estetiğiyle, malzemesiyle bir ürünün bize hissettirdikleridir aslında tasarım. Fonksiyonun yenilikçi olması her zaman tercih edilir ve artı değer katar.
 
* Derin Design olarak bundan sonrası için hedefleriniz nelerdir?
 
Derin SARIYER: AHK Interiors’ ın Derin markasına iştiraki, önümüzdeki döneme daha heyecanlı bakma olanağı tanıyan bir atılım oldu. AHK’ nın Antalya’da bulunan seri üretim açısından gelişmiş sistem ve organizasyona sahip kapalı üretim tesisinde yüksek kalite ve hızda üretilecek Derin Koleksiyonu Mobilyaları, dünyanın farklı bölgelerinden gelecek proje taleplerine de cevap verme olanağı sağlayacak. Derin bundan böyle üretim ve satış stratejilerinde bugüne kadarkinden daha hızlı bir ivme ile daha aktif olacak, dünyanın tasarım odaklı mobilya platformlarında hem temsilcilikleri hem de proje üretimleriyle daha da yükselecek. Şu an devam eden ve Derin ürünlerinin yer alacağı uluslararası büyük projeler arasında ise; Zayed University Abu Dhabi, New York University, Mafraq Hospital, Emirates National Investment Building, Dubai Pearl ve Claren Emaar Downtown Burj Dubai yer alıyor.
 
* Son olarak genç tasarımcılara tavsiyelerinizi alabilir miyiz?
 
Aziz SARIYER: Bugüne kadar kendi alanlarında neyin yapıldığını iyi araştırmalılar, tasarım külliyatını iyi analiz edip bunların üstüne kendi tavırlarını ekleyip nasıl yeni şeyler öğrenebileceklerinin yollarını bulmak için ısrarla çalışmalılar. Özellikle önümüzdeki dönemlerde tek bir disipline bağlı kalmadan daha esnek bir tavırla işler ortaya çıkarmak için hazırlıklı olmalılar.
 
Derin SARIYER: Ben gençlere mesleki bilgilerin çok iyi öğrenilmesini öneriyorum. Külliyatları çok iyi öğrenmeliler. Bilmeden yapılan her şey havada kalır. Bu esinlenme gücü değil, bu bir bayrak yarışı gibi. Bayrak nereden nasıl gelmiş, yoksa yolunuzu kaybedersiniz. Bir tasarımcı olmak istiyorsanız, bugüne kadarki bütün akımları, dönemleri bilmek zorundasınız. Kendinizi en iyi şekilde donatmalısınız.
Benzer İçerikler

  • ZULUDESIGN

    “Yaptığınız işe tutku ile başlayıp bitirdiğinizde ortaya çıkan iş başkaları için referans oluyor. devamı››
  • TERMİNAL DESIGN

    “Tasarım, aslında bireysel bir meslek. Ancak profesyonel yaşamda bu mesleğin icrası, zaman içinde tıpkı bir orkestranın yönetiminde olduğu gibi herkesin uzmanlaştığı enstrümanlara hakimiyeti ile (bir orkestrasyondan bahsedilebilir) tek veya çok sesliliğe dönüşebilir.” ● Terminal Design ekibi nasıl bir araya geldi? devamı››
  • Yalın Tan & Jeyan Ülkü

    ''Her ikimiz de ayrı şirketler ve ayrı ortaklıklarla işlerimizi yürütüyorduk. Bir gün akşam yemeğinde diğer ortaklıklarımızla ile ilgili şikayetleri dile getirirken, kendimizi ortaklığımızı konuşurken bulduk. devamı››
  • KG Mimarlık

    "Herkesin tek tip düşündüğü bir ortam yerine farklı düşünce ve fikirlerin tartışıldığı, farklı yaklaşımların bulunduğu bir ortamı, projelerin daha zengin fikirlerle donatılması açısından tercih ediyoruz. devamı››
Editörün Seçimi

Editörün Seçimi

Çok anahtarlı projelerde, yaşam alanlarındaki fonksiyonel farklılıklarla beraber konut içi teknolojinin de getirdiği avantajları bir arada kullanarak büyük öl...devamı
ARA
Mart Sayımızdan...
Diğer Sayılarımızdan...

E-BÜLTEN KAYDI

Siz de kayıt olun!
Yeniliklerden ve avantajlardan ilk siz haberdar olun...



E-bülten Hizmetinden çıkmak için tıklayınız..
FUARLAR ve ETKİNLİKLER
İstanbul PENCERE GLASS DOOR
Anfaş City Expo
jnrfuar
Konsept Projeler Fuarı
Unicera İSTANBUL
temp-thumb
temp-thumb
temp-thumb
temp-thumb
temp-thumb