Melkan GÜRSEL TABANLIOĞLU "2011 Konut Mimarisi" Yorumları
Mimar Melkan Gürsel TABANLIOĞLU
2011’DE KONUT MİMARİSİ NE YÖNDE DEĞİŞECEK YA DA GELİŞECEK?
YERİN VE ZAMANIN RUHUNA SAYGILI, DOĞRU İŞLEYEN BİNALAR
“Tabii ki yaşam biçimleri, imkânlar ve ihtiyaçlar farklılaşıyor. Geçmişin katmanları ise izlerini sürdürüyor. Yapılı çevre, sosyal içeriğe zemin oluşturduğu kadar bu değişimlere uyum sağlıyor aynı zamanda. Önemli olan yerin ve zamanın ruhuna saygılı, uyumlu, sağlıklı, doğru işleyen binalar üretmek.”
2010
Değerlendirme
Mimarlık bir kent ürünüdür, kentin yönelimleriyle şekil alır ve aynı zamanda kente yön ve biçim kazandırır. Kentler, yoğun ve hızlı yaşanan alanlar, ihtiyaçlar ve alışkanlıklar bu çağın temposunda değişiyor. Binalar sadece heykelsi estetik ögeler değil, yaşam tarzı önerileridir. Dolayısı ile sosyal bağlamda da kentin devinimini belirler.
Mimarlık moda ile değişecek bir şey değil elbette. Sonuçta inşaat bir yatırım; doğal olarak, en azından ekonomik anlamda, kaynakların daha özenli kullanımını gerektiyor. Bir eteğin modası geçtiğinde vazgeçtiğiniz 3 metre kumaşken bir yapıdan vazgeçmek bambaşka bir değeri gözden çıkarmak demek. Tabiki mimarlık varolan yapılı ve doğal çevreye uygunluk, estetik ve sosyo-kültürel değerlere saygı unsurlarını her zaman içinde barındırarak doğruya varan bir yaratım biçimi. Dolayısıyla mimarlığın zamandan bağımsız olması gerekir. Mimarlıkta ekoller olur, geçici trendler olamaz.
2011
Öngörü
İnsani ölçeğin korunduğu, çağdaş ihtiyaçların karşılandığı, sağlıklı, kolay erişilebilir, doğanın pozitif etkisinden yararlanılan kapalı ve açık mekânlarda yaşamak herkesin hakkıdır. Sürdürülebilirlik kavramı açısından değerlendirildiğinde, mimarlık örnek oluşturan, başta gelen disiplinlerden… Yaratılan verimli kamusal mekânlar, bireyselleşme idealiyle, özellikle son otuz yılda, iyice içine kapanan insanı, önümüzdeki yıllarda daha çok birbirlerine rastlamaya, bir araya gelmeye, ilişki kurmaya teşvik edecek. Tüm bunlarla bağlantılı olarak, saydamlık, esneklik, yüksek, hacimli mekânlar günümüz mimarlığının başlıca seçimleri.
Önemli olan özgürlük fikrinin gündemde olması ve mimari aracılığı ile de yaşamlarımıza bu duygunun taşınabilmesi. Saydamlık bu bağlamda önemli bir kıstas… Eskiden tüm aile bir evde yaşar ve en azından yemeklerde bir araya gelirlerdi. Bugün herkes artık kendi odasına çekilmeyi tercih ediyor. Dolayısı ile insanların kendilerine ait, özgün mekânlarını yaratmalarına zemin hazırlayan öneriler sunmak gerekiyor. Metre kare değil metre küp anlayışıyla, yüksek tavanlarla ferahlık kazanılıyor.
Tabii ki yaşam biçimleri, imkânlar ve ihtiyaçlar farklılaşıyor. Geçmişin katmanları ise izlerini sürdürüyor. Yapılı çevre, sosyal içeriğe zemin oluşturduğu kadar bu değişimlere uyum sağlıyor aynı zamanda. Önemli olan yerin ve zamanın ruhuna saygılı, uyumlu, sağlıklı, doğru işleyen binalar üretmek.