Pitstop&Lodge
INDUSTRIAL DESIGN/
ENDÜSTRİYEL ÜRÜN TASARIMI
ARTFUL TASARIM EKİBİ LİDERLERİ ECE YALIM ve OĞUZ YALIM’IN ANLATIMIYLA.
PITSTOP & LODGE’ un TASARIM SERÜVENi
ÜRÜN: Pitstop & Lodge
TASARIMCI: Ece & Oğuz YALIM
“Bir fikir yakaladığınızda bazen veriler, sorular, cevaplar, detaylar öylesine bombardıman gibi gelir ki aklınıza bunları bir an önce kaydedip hiçbirini kaçırmak istemezsiniz. Elinizdeki hafif bir ağ ile narin kelebekleri avlamaya benzer, zedelemeden… Eskizler bu aşamada başlarlar ve son detaya kadar da durmak bilmez. Fikir fikri kovalar, görseller kafanızda uçuşmaya başlar. İşte bu aşamada problem tanımını, ne kadar iyi netleştirirseniz tasarımınız o denli başarılı olur. Bazen anlaşılır çizgiler bazen de birbirine girmiş semboller, kelimeler, oklar… Aslında öyle çok anlam barındırırlar ki; tasarımın temeli orada yatar.” ECE YALIM
“İç mekân tasarımını bir puzzle oyununa benzetirsek; yerli yerine yerleştirilmiş doğru parçalar olmadan ne fonksiyonel ne de estetik açıdan sonlandırırsınız oyunu. Bizim için ürün tasarımı da böyle bir süreç. Firma olarak 14 senelik içmimari deneyimimiz sırasında gördüğümüz her eksik parça, bir ürün tasarımı hikâyesine dönüşebilir ki; firmamızın dokusunun içmimar ve endüstri tasarımcılardan oluşması, bizi bu noktalarda hep harekete geçirmiştir.” OĞUZ YALIM
Sorgulama:
Nurus firmasının ürün çizgisinde altını çizdiği ‘motivasyon’ teması, insan davranışlarına, kültürel ayrım yapmadan verdiği değer, aynı bakış açısı ile tasarım yapan bir firma olarak bizim mekan-obje-insan kurgusundaki bilgi birikimimizle birleştiğinde, Pitstop ve Lodge doğdu. Modern ofis ortamlarının değişen manifestosuna cevap verecek bağımsız ürünlerin, bu misyonu aynı aileye ait birbirini tamamlayan ürünler olarak beraberce sırtlayabileceklerini fark ettiğimizde, tasarım dilleri bu doğrultuda detaylandırılıp sonlandı.
Bugün yaşamımızda motivasyonu ve verimi artırmak, zamanı doğru kullanmak adına eskilere hiç de benzemeyen pek çok şey söylenip yazılıyor. İnsanların yaşadıkları alanları, ürünlerini tasarlayıp bunlarda başarı kazanmak istiyorsanız, onlarla doğru iletişim kurmak adına bugünün görüşlerini, eğilimlerini takip etmek, anlamak, yorumlamak gerekir. Açıkçası her iki ürünün tasarım sürecinde, tasarım problemimizin tanımını gözden geçirirken bakış açımızı, düşünce tarzımızı doğrulayan, bize hız ve ilham veren Daniel H.Pink’in Drive kitabında, motivasyon hakkında yazdığı şaşırtıcı gerçeklerdir. Pink, yalnızca analitik olmak yerine, insan olgusuna, davranış biçimlerine duygusal yaklaşımların daha olumlu sonuçlar vereceğini vurguluyor. Ona göre: ‘Kişiden çalışma ortamında yüksek verim ve doyum bekleniyorsa, bu noktada onun öğrenebilmesi ve yaratıcı olabilmesi için en doğal ihtiyacı, çalışma ortamında kendi seçimlerini yapabiliyor ve kendi kararlarını verebiliyor olmasıdır.’
Konsept Oluşturma:
Dolayısıyla Pitstop çalışan kesime, ofis içerisinde istediği yerde, istediği zamanda, istediği kişi ile kendi tercih ettiği bir atmosferde, istediği formatta ve şekilde çalışma ortamı sunarak bu motivasyonu sağlamayı hedefliyor. Pitstop kişinin bireysel çalışmasına olanak tanıdığı gibi, seçtiği takım arkadaşları ile de paylaşabileceği yarı kapalı, yaratıcı bir çalışma ortamı sağlıyor. Ofis dışından gelecek bireyler ile de çabuk ve verimli toplantı yapma imkânı sunuyor. Pitstop ismini de ‘zaman’ faktörüne ve verimli kullanıma dikkat çekmek için verdik.
Dolayısıyla ürün bu amaca yönelik gerekli oranda mahremiyeti sağlamanın yanında, tüm operasyonel ihtiyaçları da karşılar niteliktedir. Bunlar; elektrik çıkışları, internet erişimi, ortak kullanılabilen LCD ekran, çalışma ışığı, yüksekliği ayarlanabilir masa tablası gibi detaylardır.
Ayarlanabilir masası, servis rafları, renk terapisi ile birleşince, lokasyon olarak da ortak alanlarda kullanıma yatkınlığı göz önüne alınınca Pitstop’un ofis kutlamalarında, tanıtımlarda, seminer çıkışlarında kullanılabilecek harika birer kokteyl masasına dönüşeceğini keşfettik. İtiraf etmek gerekir: Bu fonksiyonu, ürün ve mekân ilişkisi kendiliğinden yarattı. Pek çok tasarımımızda olduğu gibi burada da bilinçli bir hedefimiz var aslında. İçmimarların yaratıcılığına fırsat tanıyan ürünler tasarlamak.
Sağlama, Problem Çözme:
Ofis projelerimizde, çağdaş ofis ortamlarının genel tercihi olan açık ofis alanlarında zaman içerisinde kalabalık ortamda çalışan kişide beliren; yalnız kalma, konsantre olma ihtiyacını fark ettik. Kullanıcı tarafından bir türlü ismi konamayan bu ihtiyaç, çok sık gündeme gelir. Biz de bu çalışma istasyonlarını belli oranda kapatmaya karar verdik. Ancak bunu genel perspektifi kapamadan yapmak gerekiyordu.
Her iki ürün, kabuğu ile de mekânda mimari anlamda önemli bir dile sahiptir. ‘Mekan içinde mekan’ olgusu ile perspektif anlamda güçlü bir üç boyutlu duruşu vardır. Mekanda yarattığı odacıklar sayesinde, sirkülasyon düzeni konusunda belirleyici bir rol üstlenecek; ancak görsel devamlılığı bozmayacaktı.
Farklılaştırma:
Pitstop, bu ortamı daha ciddi bir dilde sunarken, Lodge oturma biriminin tasarım kriterleri, çalışan kişinin ofis ortamındaki özerkliğini sağlamak adına Pitstop’ta kullanılan dilin birkaç adım daha öteye taşınması olarak tanımlanabilir.
Motivasyonu sağlamak adına ofis ortamlarında tercih edilen bu yeni yaklaşım, gerek çalışma saatlerinde gerek dinlenme aralarında olsun, oturup dinlenme, sosyalleşme, rahatlama imkânı sağlarken bir taraftan da formal olmayan alternatif bir çalışma ortamı sunan Lodge’un konseptini yaratmıştır. Açık ofis mekânların yanında, yüksek tavanlı karşılama hollerinde de, misafirler için mükemmel bekleme istasyonları oluşturacaklardır.
Aynı Pitstop’ta önerilen, çalışma amaçlı tüm fonksiyonel gerekler Lodge’da da kullanıcıya sunulur.
Detaylandırma:
Dış panellerde gizli detaylar sayesinde taşıtılan raflar, çay-kahve servis rafı veya magazinlik olarak kullanılabilir.
İç akustik paneller ise belli oranda ses izolasyonu sağlarken, diğer taraftan bilinçli renk seçimleri sayesinde kullanıcı ya da kullanıcılar üzerinde ‘chromotherapy’ olarak adlandırdığımız, renk ile terapi imkanı sağlar.
Renk ile terapiden kastedilen; ofis ortamında uzun çalışma saatlerinde sık değişen insan modunun bilinçli bir şekilde manipule edilebileceği anlamına gelir ve kullanıcıların istasyona girdiği andaki modunu etkileme gücüne sahiptir. Yorgun ise motive etme, stresli ise rahatlatma, karşıdakine güven telkin etme, konsantrasyon artırma, zihinsel faaliyetleri aktive etme, yaratıcılığı artırma gibi amaçlara yönelik renk seçimleri yapılabilir.
Sonuç:
Hikâyenin sonunda, ürünlerin Avrupa’dan IF ödülünü almasının altında ise, tamamıyla kültür farkı gözetmeksizin, bugünün ve yakın geleceğin ‘insan ihtiyaçlarına’ odaklandığımız gerçeği olduğunu düşünüyoruz.